E4.0 & Otomasyon

1784
Mekanik Ekipmanlar

Buhar ve su gücü ile çalışan mekanik üretim ekipmanları

1923
Hareketli Montaj Hatları ‘Ford Co.’

Elektrik enerjisi ve işgücü ile çalışan kitle üretim yapısı

1969
PLC

Yüksek üretim otomasyonu için Bilgi Teknolojileri ve Elektronik mühendisliğinin birleşimi

2015
Gerçek Zamanlı Kendini Optimize Eden Bağlı Sistemler

Nesnelerin interneti.  Bugüne kadar tanımlanan uygulamaların %15 kadarı hayata geçirilmiştir.

Endüstri Devrimlerinin Etkileri

İŞLETME sermayelerinin gereksiz ve pahalı yatırımlar ile tüketilmesinin önüne geçmek için her adımı dikkatli atıyor ve en ince detaya kadar inerek bu geçişin sağlıklı olmasını sağlıyoruz. Saha çalışması olarak gerçekleştirilen bu analiz ile firmaları kağıt üzerinde incelemek yerine, gerçek durumlarını anlamış oluyoruz. İlk adım olarak firmaların mevcut durumlarını analiz ediyor ve olgunluk sevilerini belirliyoruz.

Süreç Standartlaştırma

Standart Çalışma yöntemleri olmayan işletmeler kitle üretimi yapan, yüksek stok maliyetlerine katlanmak durumunda kalan, kişisel tecrübelere bağlı üretim yöntemleri ile çalışan işletmelerdir. Faaliyet gösterdikleri endüstrilere göre farklı standart belgelendirmelere (ISO, AS vb.) sahip olabilirler ancak uygulamalarda bu durum gözlemlenemez. Bu işletmeler Endüstri 2 seviyesinde faaliyet göstermekle birlikte, bazı üretim birimlerinde Endüstri 3 uygulamaları (özellikle otomasyon ekipmanları) göze çarpmaktadır.

İşletmeler ‘Dönüşüm’ faaliyetlerine başladıklarında ilk olarak süreçlerin standart hale getirilmesi faaliyetleri başlatılır. Bu standartlaştırma aşamasında işletmelerin mevcut durumları iyileştirilerek, kişisel tecrübelere dayalı olmayan üretim yöntemleri devreye alınır. Bu proje döneminde işletme yönetimi ile proje yöneticilerinin ortak belirledikleri hedefler (KPI) takip edilir. Daha çok temel ‘Problem Çözme’ yöntemleri kullanılır. Bununla birlikte Kaizen yöntemleri de uygulanmaya başlanır. Bu işletmeler Endüstri 3 seviyesine ulaşmaya başlamışlardır ancak halen kitle üretimi yapmaya devam ederler bu sebeple de stok ve işçilik maliyetleri rekabetçi seviyelerde olmayacaktır.

Süreçlerin standart hale gelmesi ‘Sürekli İyileştirme’, ya da Japonca adıyla Kaizen uygulamalarının (5S, TPM, Poka-Yoke, Andon vb.) devreye alınması ve bu felsefenin işletme boyunca yayılımı ile sağlanabilir.  Bu aşama ‘Kültürel Dönüşüm’ aşamasıdır. Bu aşama işletmelerin faaliyet gösterdiği alanlara bağlı olarak Endüstri 3 uygulamalarının kullanıldığı aşamadır. Otomasyon ve dijital uygulamalar ile birlikte işletmelerin sipariş girdilerinden ürün çıktılarına kadar olan süreçler kontrol altında tutulabilir. Bu şekilde stoklar ve işçilik maliyetleri de optimize edilmeye başlanacaktır. (Örn. İç lojistik uygulamalarında kullanılan ve standart komutları takip eden AGV ekipmanları E3 uygulamalarına güzel bir örnektir.)

Sürdürülebilir aşama ise işletmenin otonom yönetim yapısının kurulmuş olduğu, stratejik işletme hedeflerinin tüm çalışanlar tarafından açık ve net bir şekilde bilindiği ve tüm süreçlerin standart uygulamalar ile işletildiği bir aşamadır. Bu aşama Endüstri 4 seviyesine geçişin ilk aşaması olarak kabul edilebilir. (Örn. Yukarıdaki örnekte verilen AGV’lerin birbirleri ile haberleşmesi ve otomatik olarak karar alabilmeleri E4 uygulamalarına geçiş olarak kabul edilebilir)

Bir sonraki aşama işletmelerin pazar değişkenliklerine karşın daha dayanıklı olduğu ‘Esneklik’ aşamasıdır. Bu aşamada işletmeler talep dalgalanmalarını tek başlarına ve plansız stok maliyetlerine katlanarak karşılamak durumunda olmazlar. Kabiliyetlerini paylaşıma açarak tedarikçilerini de geliştirmeye başlayacaklardır. Bu aşama Endüstri 4 uygulamalarının işletmelere adapte edildiği aşama olarak kabul edilebilir.

Sağlamlık aşaması işletmenin tüm tedarik zinciri boyunca maliyetlerini yönetebildiği, verimlilik uygulamalarını bütünsel olarak uygulayabildiği, dijital süreçleri ile birlikte Endüstri 4 geçişini tamamlayabilecekleri aşamadır. Artık sadece işletme KPI’ları değil işletmenin içinde bulunduğu Tedarik Zinciri KPI’ları da kontrol altına alınmıştır. Maliyetler sadece firma bazında değil zincir boyunca kontrol edilebilir durumdadır.

Neden süreçleri standart hale getirmek zorundayız?

Bu soruya bir soru ile karşılık vererek başlamak gerekiyor? Neden dijitalleşmek istiyoruz???

Tabii ki süreçlerimizi iyileştirmek için. Daha hızlı ve verimli olmak, daha az maliyete katlanmak için istiyoruz. O zaman Taichi Ohno’nun deyişini referans almak gerekir. ‘’Standardın olmadığı yerde kaizen (iyileştirme) olmaz’’

Mevcut dijital araçların ve otomasyon ekipmanlarının yapay zeka ürünleri olmadığını ve gelişmiş algoritmalar ile yönetildiğini unutmamak gerekiyor. Bir girdi-çıktı ilişkisinin kurulacağını, bu kurguda da girdinin, çıktıyı doğrudan etkileyeceğini bilmeliyiz. Bu sebeple varsayımlardan yola çıkarsak ya da sadece kağıt üzerinde çalışan süreçleri temel alırsak yatırımlarımızın karşılığını alamama riski ile karşı karşıya kalırız.

Evet Endüstri 4.0 araçları işlerimizi, kolaylaştıracak ve hızlandıracaktır ancak zayıf temeller üzerine inşa edilmemesi kaydı ile…

OTOMASYON PLANLAMA

Bir sonraki adım süreçlerde hangi otomasyon/dijitalleşme araçlarının kullanılabileceğini belirlemek olacaktır. Bu noktada önemli olan ise, dijiltalleşmenin bir amaç değil bir araç olduğunun bilincinde hareket edebilmektir.

LAYOUT TASARIM

Sahalarda kullanılacak fiziki ekipmanların uygun olarak yerleştirilmesi ya da yeni kurulacak bir tesisin yüksek otomasyon ile kurgulanması için yerleşim planlarını, süreç ve tesis planlama uzmanlarımız ile gerçekleştiriyoruz. Alternatifleri ile hazırlanan akış ve yerleşim planlarının işlerliğini simüle ederek en uygun maliyet ile en yüksek faydayı sağlayacak seçenekleri buluyoruz. Ama yine biliyoruz ki varsayımlara dayandırılan süreçleri simüle ettiğimizde elde ettiğimiz mükemmel sonuçlar, iş saha uygulamalarına geldiğinde elde edilemiyor. Simülasyonun da bir araç olduğunu, mucizeler yaratmadığını ve sahadan uzak uzmanlar (!) tarafından yapılığında sadece bir animasyon olarak kalacağını biliyoruz.

YATIRIM PLANLAMA

Yatırımları planlarken iki kritik gösterge oldukça önemli oluyor. Bu göstergelerin ilki tabi ki yatırımın geri dönüş etkinliğini hesaplayan RoI (Return on Investment) Ama genelde gözden kaçırılan ise yeni ekonomik denklemin kendisi olan ROCE (Return on Capital Employed) Yani işletme finansmanının geri dönüş oranı. Yapılan yatırımlar her yıl bu oranı daha iyiye götürmelidir. O yüzden ‘Standartlaştırma’ ile başlayıp ‘Yerleşim Planlama’ ile karar verilen dijitalleşmenin etkisini iyi hesaplayıp yatırımları da doğru zamanda yapılması için çaba serf ediyoruz.

SAHA UYGULAMA

Bizler teknoloji üreticisi değiliz ancak teknoljileri uygulayan firmalar ile birlikte hareket edebilen yapımız ile karar verilen saha uygulamalarının hayata geçirilmesi için gerek işletmelere gerekse teknoloji firmalarına destek veriyor ve sahada bulunuyoruz.